Kiracı ve kiraya veren uyuşmazlıklarında adil ve etkin hukuki çözümler.
Türkiye'de kira ilişkileri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve ilgili özel düzenlemeler çerçevesinde kapsamlı biçimde korunan, son derece hassas bir hukuki zemine oturmaktadır. Denizli gibi büyük şehirlerde kira uyuşmazlıkları, hem kiracılar hem de kiraya verenler açısından sıkça karşılaşılan hukuki sorunların başında gelmektedir.
Av. Ayşe Yağmur DEVECİ Hukuk Bürosu olarak hem kiracıların hem de ev sahiplerinin haklarını koruma konusunda geniş deneyime sahibiz. Her iki tarafın da yasal haklarını ve yükümlülüklerini net biçimde kavraması ve hukuki süreçleri doğru yönetmesi için profesyonel danışmanlık ve temsil hizmeti sunuyoruz.
Kiracının kira bedelini ödememesi hâlinde kiraya veren, önce ihtarname çekerek kiracıyı temerrüde düşürmeli, ardından belirli yasal sürelerin sonunda tahliye davası açabilmektedir. Konut ve çatılı işyeri kiraları için bu süreçte usul kurallarına tam uyum zorunludur; aksi hâlde dava usul yönünden reddedilebilmektedir. İhtarname içeriğinin ve tahliye dava dilekçesinin hukuki açıdan kusursuz hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
Kiracının kiralananı sözleşmeye aykırı biçimde kullanması, zarar vermesi veya taşınmazı tahsis amacı dışında kullanması durumunda tahliye davası açılabilmektedir. Bu davalarda kötü kullanımın ispatı kritik rol oynamakta olup hasar tespiti, bilirkişi raporu ve tanık delilleriyle güçlü bir dava dosyası oluşturulması gerekmektedir.
Aynı kira yılı içinde iki kez haklı ihtarname çekilen kiracının tahliyesi, kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde açılacak dava ile talep edilebilmektedir. Bu sürenin kaçırılması hak kaybına yol açacağından zamanında hukuki önlem alınması büyük önem taşımaktadır.
Kiraya verenin ya da yakınlarının konuta gerçek ve samimi bir ihtiyacı bulunması hâlinde tahliye talep edilebilmektedir. Mahkeme, ihtiyacın gerçekliğini titizlikle incelemekte; sonradan ihtiyaçtan vazgeçilerek konutun başkasına kiralanması hâlinde kiraya veren, eski kiracıya tazminat ödemekle yükümlü hâle gelmektedir. Bu davalarda ihtiyacın ispat edilmesi konusunda müvekkillerimizi eksiksiz hazırlıyoruz.
Serbest kira artış serbestisinin yasal sınırlarla kısıtlandığı dönemlerde ya da tarafların kira bedelinin güncellenmesi konusunda anlaşamaması hâlinde, hâkim yardımıyla kira bedelinin yeniden belirlenmesi için kira tespit davası açılabilmektedir. Mahkemeler bu davalarda emsal kira bedellerini, taşınmazın niteliklerini ve ÜFE artış oranlarını esas almaktadır.
Öngörülemeyen olağanüstü durumlarda (ekonomik kriz, salgın hastalık vb.) taraflardan biri için kira bedelinin sürdürülmesi katlanılamaz hâle geldiyse, TBK m. 138 uyarınca aşırı ifa güçlüğüne dayanılarak uyarlama davası açılabilmektedir. Bu davalarda değişen koşulların niteliği ve ağırlığının hukuki açıdan etkin biçimde ortaya konulması gerekmektedir.
İyi hazırlanmış bir kira sözleşmesi, ileride yaşanabilecek pek çok uyuşmazlığı önlemektedir. Kira başlangıç ve bitiş tarihleri, kira bedeli ve artış oranı, depozito, taşınmazın mevcut durumu, yan giderler ve sözleşmenin feshi koşulları gibi hükümler, her iki tarafın haklarını dengeli biçimde korumalıdır. Kira sözleşmenizi imzalamadan önce hukuki inceleme yaptırmanızı kuvvetle tavsiye ediyoruz.
Tahliye kararının icra yoluyla uygulatılması ve kiracının zorla tahliye edilmesi süreçlerinde icra hukuku çerçevesinde kapsamlı hizmet sağlıyoruz. İlamlı icradan ilamsız icraya kadar tüm tahliye icrası süreçlerini etkin biçimde yönetiyoruz.
Kiracı; kira sözleşmesinin koşullarına uygun olarak taşınmazı kullanma, kira bedelinin yasal sınırlar dahilinde artırılmasını talep etme, depozito iadesi ve taşınmazın sözleşmeye uygun biçimde teslim edilmesi haklarına sahiptir. Haksız tahliye girişimi, sözleşmeye aykırı artış ya da depozito iadesi konularında kiracıların da haklarını kararlılıkla savunuyoruz.
Kiraya veren ya da kiracı olun, hukuki haklarınızı öğrenmek için hemen arayın.
Hemen Arayın